Sağlığımızla Oynayanlar Ve O Vicdansızlara Göz Yumanlar

 

Artık üçkağıtçılık,yalan dolan dizboyu…Haberlerde artık sık sık duyduğumuz gıda sahtekarlığı yapanlar bu defa da içtiğimiz sulara pislik karıştırdılar.Sağlık Bakanlığı sağlığa uygun olmayan damacana su markalarınının sadece 5 ini açıkladı ve o beş marka da adı sanı duyulmayan markalardı.Bu açıklama bana pek yeterli gelmedi açıkçası…Daha birçok kirli ve sağlığa uygun olmayan su markalarının olduğuna inanıyorum.Önemli olan halkın devamlı kullandığı bilindik su markalarının deşifre edilmesidir.Ayrıca yazın kavurucu sıcağında çoğunluğun elinde gördüğümüz pet şişe sular ne kadar sağlıklı ve temiz…Bu da çok önemli bir konu…Sağlık Bakanlığı, pet şişe sular hakkında da bilgi verseydi çok iyi olurdu.Bu cuma,Sağlık Bakanlığı tarafından sağlığa uygun olmayan damacana su dolum tesisleri açıklanacak.Hadi bakalım hayırlısı…

ASIL BOMBA YAZI ŞİMDİ GELİYOR…BU KADARINA PES DEDİRTECEK TÜRDEN…DİKKATLE OKUMANIZI TAVSİYE EDERİM…

Damacanaya ozonu basıp pisliklerinin üstünü örtüyorlar.

Sağlık Bakanlığı, içinde her türlü pislik bulunan 55 su firmasından sadece 5’ini deşifre etti. Ama Allah’dan sosyal medya var. Bir damacana su çalışanının email attığı itirafları okuyanın kanını donduruyor. Rezalete bir bakın!

Damacana kirleniyor, afedersiniz içine idrarını yapan bile var, diyorlar evet doğrudur ama ben çalıştığım firmadan gördüklerimi ve işin içerisinde olduğum için bildiklerimi size aktarıyorum. Damacana prosesinde koklayıcı elemanlar vardır. Burnunun iyi koku alması istenir. 100.000 damacana üretime giriyorsa sadece ve sadece 500 yada 1000’inde idrar, benzin, mazot karışmış gelir. Bu damacanalardan koklayan personel kaçırsa kaçırsa 50 tane kaçırsın diyelim bu kadar olmazda en yükseğini söylüyorum.

SAĞLIKÇILAR GELMEDEN TEMİZLİYORLAR

Bu şundan kaynaklanmaktadır bir damacananın kullanım ömrü 50-60 dolumsa siz de 500-1000 dolum yapıyorsanız kalıntılar elbette kalacak. Suyunuzda mikrop çıkacaktır. Ama buna karşı da önlem var: Ozon miktarını artırmak. Ozon miktarını 0, 50 ppm’den 1 veya 150 ppm bir çıkarıyorsunuz damacanada mikrop üreyemez hale geliyor. Yönetmelikte ozonun da bir değeri vardır! Tabi sonra şikayetler gelse de ozon denip geçiliyor. Ama hiç kimse ozonun şişe içine basıldığı miktarı söylemiyor! Mesela Sağlık Bakanlığından detaylı bir denetim olacağı zaman tecrübelerime dayanarak söylüyorum ilk önce dağa çıkılır. Dağdaki ruhsatlı su boru hattı diğer toplama kaynaklardan ayrılır! Toplama kaynaklar boşa akar hiç kimse bu kaynakları imlahaneye gelen boru hattına ekliyoruz demez hiçbir zaman Sağlıkçılara! Bu bir!…

HARCIRAH ADI ALTINDA RÜŞVET

İkincisi dağdan sağlıkçılar ruhsatlı veya ruhsat alınacak su kaynağından numune alırlar. Tabi o kaynak sağlıkçılar gelmeden önce klorla bir güzel dezenfekte edilir mikrop çıkmasın diye. Neyse sağlıkçılar örnek aldıktan sonra fabrikanın araçlarıyla -kendi araçlarıyla değil- fabrikaya inerler. Fabrikada zaten kaynaklar yukarıdan ayrılmış ister depodan al ister imlahaneden su aynı çıkar! Depodan alırlar imlahaneden alırlar işçilerin kıyafetlerine tertibe düzene hiç bakılmadan yukarı rapor yazmaya çay-kahve içmeye çıkılır. Sağlıkçılar burada bir güzel raporlarını yazarlar. Tabi yazmadan önce harcırah adı altında bir ücret alırlar ben bizzat şahidim. Ücret aldıklarına kapalı zarflarda verir fabrika müdürü ya da kalite müdürü her neyse. Daha sonra raporlarını yazarlar. Fabrikanın aracıyla yine görev yaptığı daireye bırakılır.

KUYULARI GÖREN YOK

Dağdaki su ayırma işlemi fabrikadaki kuyuların (su fabrikalarının ya dibinde ya arkalarında sondaj kuyular bulunmaktadır ve bu kuyular her ne kadar sağlıkçılara üretimde kullanmıyoruz kullanma suyu olarak tuvalette lavabo suyunda kullanıyoruz da deseler )üretimde kullanılıyor. Bu kuyular fabrikanın arka taraflarında ya da sağlıkçılara hiç gösterilmemiş bir yerde farklı işletmeler altında kimisi trafo tabelası takıyor. O odada trafo merkezi sanki varmış havası oluşturuluyor. O odalarda ters ozmoz yani Rewerse Ozmoz denilen su sertliğini istenilen ayarda yapan makineler tanklar bulunur! Burada kuyu suyu& dere suyu her neyse o makinelere girerek istenilen sertlikte çıktığı için ister halk sağlığı laboratuvarı analiz yapsın ister fabrikanın kendi laboratuvarı analiz yapsın o suyu analizle anlayamazlar. Ne mikrobunu anlayabilirler ne de sertiğini diğer parametrelerini!! Daha sonra bu sular ters ozmoz işleminden ve sertliği değiştikten sonra depolara diğer doğal kaynak suyu&dağdan toplama sular&kuyu suyu karıştırılarak bir güzel imlahanenin tankına gider!!

OZONU BASIP MÜŞTERİ NASIL OLSA GÖRMEZLER

Orada su doluma hazırdır içine ozon göya yönetmelik değerinde basılacak ya ne yönetmeliği otomatik basılan ppm makinesi vardı işçiden tutunda dışarıdan gelen firma elemanına kadar herkes ozon değerini değiştirebiliyorlardı. Ozon basılan şişede fabrika olarak analiz yaptığımızda bütün mikroplar sıfır bütün etiket değerleride normal çıkıyordu. Ancak bu suyu soğuk değil sıcak içerek anlarsınız! Bizim insanlarımızın yanıldığı nokta şu: Suyun tadı alışılagelmişten gerçekten bozuk çıkıyor hiçkimsede demiyor ki bu suyun tadı bozuk acı vs.. Gerçi biz büyük firmaydık. Bize koku tat şikayetleri çok geliyordu ama sağolsun Kalite Müdürleri işi kılıfına bir güzel uyduruyordu kimine ozon şikayeti diyordu (fazla basmışız demiyordu) suyun tadında değişiklik olur elbette diyordu sorunlu problemli müşteriler oluyordu ya fabrika müdürünle ziyaretine ya da telefonla kalite müdürü görüşerek hallediyordu!!!

ARPALARI KESİLMİŞTİR

Sağlık Bakanlığının ya da Tarım Bakanlığının verdiği Mesul Müdürlükte tamamen hikaye. O mesul müdürler mecburen çalıştığı firmaya uyması gerekiyor hiçbir Mesul Müdür ben mevzuatlara göre hareket edeyim demiyor ya da yaptırmıyor firma yetkilileri. Bizim firmamız hijyene önem veriyordu ama başka firmalardada çalıştım adamların iş elbisesi bile yoktu. Bırakın boneyi maskeyi önlüğü. Bir keresinde bir firmada çalışırken adam su dolum makinesinde sigara içiyordu ve hiç kimse uyarmıyordu. Herkes normal bir şeymiş gibi işine devam ediyordu.. Su piyasası böyle!

Şunu söyleyeyim; bu son damacana kirliliği yüzünden bakanlık 5 firmayı deşifre etti ya bu firmalar ya Sağlık Bakanlığından bir denetim personeliyle &amiriyle & müdürüyle ters düşmüştür ya da analizleri yapan halk sağlığı laboratuvarlarına istedikleri araç-gereç almamışlardır ya da hiç rüşvet vermemişlerdir. Ben şuna şahidim: İl Sağlık Müdürlüğü artık elemanlarımı müdürlerimi istetti firmamızdan. Bedelsiz su sebilleri verilmişti. Hem de baya! Yani bu çark böyle gittiği sürece ne yediğimizde ne içtiğimizde bir hayır olmaz! Çünkü denetim eksik! Cep dolu! Allah sağlığımızla oynayanları bildiği gibi yapsın!”

Kaynak:skytürk.net

Bir Cevap Yazın